Polisiye Roman Nedir?

Gizem, gerilim, korku, suç, panik, cinayet vb. konuları işleyen roman türüdür.

Polisiye Edebiyatın Geçmişten Günümüze Türkiye ve Dünyadaki Gelişimi?

Oldukça eski zamanlara dayanan ve popülerliliğini günümüze kadar devam ettiren polisiye edebiyat, ilk başlarda okuruna sorular sorup, sorduğu sorular ile okuruna ipuçlarını takip ettiren, sonunda ise aradığı sonuca ulaşmasını sağlayan bir tür olarak karşımıza çıkmıştır. En temel yapı taşı olan gizem ve merak unsuru ön planda olsa da günümüzde korku ve psikolojik etmenlerde belirgin şekilde kurgusal bazen de gerçek olaylardan esinlenerek yazılan bir roman türüdür.

Polisiye romanın dünyadaki gelişimi?

            Bu türü diğer türlerden ayıran bir diğer temel yapı taşı ise; geleneksel romanlardan farklı olarak polisiye romanlarda kurgu sondan başa doğru anlatılır. Bu teknik polisiye romanın ana öğesi olarak kabul edilmiş ve ilk romanlar bu tekniklerle yazılmış hatta günümüzde de yazılmaya devam etmiştir.

                Polisiye romanlar yapı bakımından geleneksel romanların tersi bir psikoloji ile gelişim süreci izlemiştir. Polisiye roman okuyucuyu şaşırtmak amacıyla temelinde cinayet genel bakımdan suçu ön plana koyarak küçük zihin oyunlarının bulunduğu bir tür olarak kendine yol çizmiştir. Polisiye kurguyla yazılan ilk eser Edgar Allan Poe’nun 1841’de yayımladığı Morg Sokağı Cinayeti’dir.

Polisiye romanın kraliçesi olarak adlandırılan kişi: Agatha Christie’dir.

Polisiye romanın Türkiye’deki gelişimi?

            Polisiye roman türlerinin Türk Edebiyatına girişi, 19. yüzyılın sonları bir başka görüşe göre 20 yüzyılın başlarındadır. Dilimize çevrilen ilk polisiye roman, Fransız yazar Ponson de Terrail’in Paris Faciaları adlı kitabıdır. İlk telif polisiye roman ise Ahmet Mithat Efendinin Esrâr-ı Cinayât adlı eseridir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Peyami Safa’nın Server Bedi takma adıyla yazdığı, Maurice Leblanc’ın yarattığı Arsène Lupin tipinin bir Türk kopyası olan Cingöz Recai tiplemesinin serüvenleri 1924’te başlamış ve yazarın ölümünden bir yıl sonra 1962’de toplu olarak basılmıştır. Cingöz Recai sinemaya aktarılan ilk Türk polisiye roman kahramanı olma unvanını da kazanmıştır.

Polisiye romanın genel özelikleri:

  • Kusursuz bir kurgu
  • Bir ya da birkaç kişinin yönlendirmelerle suçlanan kişiler olabilmesi
  • Başkomiser’in ya da Dedektif’in sahip olduğu üstün zeka
  • İpuçlarını takip ederken okuyucuyu şaşırtan ipuçlarını dehaca yansıtması
  • Suçlu-Kurban rollerinin değişebilmesi
  • Sürekli heyecanı ve adrenalini canlı tutması

Geçmişten, günümüze kadar uzanan ve benimde içinde yer almaktan gurur duyduğum polisiye türüne katkılarımız devam etmektedir.

Özetle kendimi bu tür içinde tanımlamam gerekirse:

                Mekan ve zamandan daha çok kurgudan kopmadan karakterlerin iç dünyasını ön plana çıkarmayı, sonunda beklenenden daha çok soru işaretleri ile birlikte düşüncelere sevk etmeyi ve okuyucunun her daim gerilmesini ana prensip edinerek yazmaktayım.  

                Kitaplarım:

  1. Bir Seri Katilin Psikolojik Dünyası – Başlangıç
  2. Başkomiser Muzaffer
  3. Başkomiser Muzaffer – Sır Perdesi
  4. Kayıp Tablonun Şifreleri
  5. Katil Kim?

İngilizce olarak çevrilen ve satılan kitaplarım:

  1. The Psychological World of a Serial Killer- Beginning
  2. The Chief Inspector Muzaffer

Sevgi ve saygılarımla.

Özkan URAL

0 0 votes
Article Rating
Haber Bültenine kayıt ol-Yorumları Takip Et
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
error: Bu alan koruma altındadır